Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor? (Diriliş Postası 18.05.2026)

Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
“Ana muhalefet partisi bu kadar şaibe altındayken nasıl oluyor da oyu yüzde 25 ila 30 arasında gidip geliyor? Bu durum bir Batı ülkesinde yaşanmış olsaydı parti de yöneticileri de tepetaklak giderdi ve hatta bir daha kimse belini doğrultamazdı” diyorlar.
Batı dünyasına bakıyorsunuz; Epstein belgeleri ortalıkta savruluyor, birkaç kişi dışında kimseye bir şey olmuyor…
Gazze’de bebekler daha doğmadan katledilirken gidip İsrail denilen mel’una destek veriyorlar, tepetaklak olan yok.
Gelelim ülkemize…
Bunca rüşvet, irtikap ve hırsızlık suçlamalarıyla ilgili belgeler ortalığa saçıldığı, belediye paralarıyla fuhuş yapıldığı ispatlandığı halde ana muhalefet partisinin başına neden ciddi bir iş gelmiyor? Bu sorunun cevabı mühim.
Birinci ve asıl sebep, bu partiye destek verenlerin bu tür yolsuzlukları “mazur” görmesi. Yani diyorlar ki: “Bizden birisi ülkeyi yönetsin de; ne kadar çalıyor, nasıl çalıyor umurumuzda değil. Bizim zaten tuzumuz kuru. Çalınsa da bir gelirimiz var, çalınmasa da… Fakirin hakkının yenmesi ve ekonominin bozulması da zaten işimize geliyor; bir taşla birkaç kuş vurmuş oluyoruz.”
Bu ilginç bakış açısının vicdanlarını rahatlatan bir karşı cümlesi de var: “Biraz da bizimkiler çalsın.”
İSKİ skandalı patlak verdiğinde bunların içinde dürüst insanlar da vardı ve o skandala kimse tahammül edemedi. Ama görülüyor ki zaman, onlardaki dürüstleri de çürütmüş.
İkinci sebep ise olana bitene “iftira” demeleri. Böylelikle zevahiri kurtaracaklarını düşünüyorlar. “Şimdilik iftira diyelim de her şey ayan beyan ortaya dökülene kadar durumu idare edelim” mantığındalar.
Bir de yargılamalara “siyasî” diyenler var.
Böyle düşünen kesim önceleri biraz etkili oluyordu ama son zamanlarda yaşananlar işin siyasî olmadığını gösterdi; çünkü gemi her yerinden su almaya başladı.
Bir diğeri de irili ufaklı muhalif parti liderlerinin bu hırsızlıklara arka çıkması.
Düşünün; Saadet, Yeniden Refah, DEVA ve Gelecek gibi partilerin lider veya yöneticileri şaibelere resmen arka çıkıyorlar. “Aday çıkarırsak Silivri’yi boylar” diyeni mi arasınız, “Aday olursam önümü keserler” diyeni mi arasınız, ahlaksızlığı yapana değil de ortaya çıkarana laf edeni mi arasınız…
Bunlar güya ülke yönetiminde söz sahibi olmak isteyen partiler. Seküler ve faşist partilerin desteğini anlarsınız da kendilerini muhafazakâr olarak tesmiye edenlerin yolsuzluklara, ahlaksızlıklara destek vermesi hayli düşündürücü.
Ülke yönetmeye adaysan her parti senin rakibindir ve kötülük eden herkese karşı çıkmalısın! Siyasî ahlak bunu gerektirir.
Ama şu bir gerçek ki…
Güneş karın altındaki pislikleri ortaya elbet çıkaracak, eriyip gidecekler şaibeleriyle birlikte…
https://www.dirilispostasi.com/muhalefet-neden-tepetaklak-gitmiyor

Mustafa Süs'ün kişisel blogu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



