Yün üzerine çalışan öğrenci (Alıntı hikâye)

1765399212557

Şu kimin yazdığını bilmediğim hikayeyi tüm olaylara sadece kendi penceresinden bakan, kendi iştigal ettiği alandan başkasıyla ilgilenmeyen, herkesin de ona odaklanmasını bekleyen, dünyayı kendi etrafında döndürmek isteyen herkese seksen 4 kez anlatmak istiyorum…

Buyurun…

 

Yüksek lisans öğrencisi, nihayet tezini bitirmiş ve jüri karşısına çıkmıştı. Tezin konusu “Denizcilik Tarihinde Balina Avcılığının Ticari Etkileri” gibi geniş ve ciddi bir alandı, ancak öğrencimiz tüm akademik hayatı boyunca yalnızca tek bir şeye takıntılıydı: Koyun Yünü.

Jüri Başkanı, tezin açılış bölümüyle ilgili ilk sorusunu sordu: “Sayın öğrenci, tezinizin ilk bölümünde bahsettiğiniz 18. yüzyıl balina avlama tekniklerinin o dönemin Hollanda ekonomisine etkilerini biraz açar mısınız?”

Öğrenci hafifçe öksürdü, gözlüğünü düzeltti ve başladı: “Sayın Hocam, Hollanda ekonomisinin balina avından etkilenmesi elbette önemlidir. Ancak bu avcılar, aylar süren soğuk deniz yolculuklarında hayatta kalmak zorundaydılar. Avcıların sağlığını koruyan ve verimliliklerini artıran yegane şey ise kaliteli yün giysilerdi. Yünün su tutmama, ısı yalıtımı ve dayanıklılık özellikleri…” ve hikayeyi tamamen yün dokuma tekniklerine kaydırdı.

Jüri üyelerinden biri sinirlenmiş, konuyu kökten değiştirmek istemişti: “Peki, tüm bu balina avcılığı sürecinde balinanın ekolojik veya biyolojik rolüne dair bir çıkarımınız var mı?”

Öğrenci hiç duraksamadı: “Çok yerinde bir soru, Hocam. Balina elbette ekosistemin bir parçasıdır. Ama burada asıl sorulması gereken, balinanın bize ne sunduğudur. Bakın, balinanın derisi değil de, koyun gibi kaliteli ve işlenebilir bir yünü olsaydı, inanın bana, bu tezi ‘Balina Yününden Elde Edilen İpliklerin Ticari Kalitesi’ üzerine yazardım. Çünkü yün…”

Jüri üyeleri, ne sorarlarsa sorsunlar öğrencinin konuyu dönüp dolaşıp yüne getireceğini anlamışlardı. En zorlu hoca bile son bir umutla, tezle tamamen alakasız, popüler bir tarih sorusu sormaya karar verdi: “Peki, Napoleon’un Waterloo Savaşı’nda yenilmesinin nedenleri hakkındaki yorumunuz nedir?”

Öğrenci gülümsedi. “Hocam, Napoleon’un başarısızlığına dair sayısız faktör vardır. Ancak askerlerin hareket kabiliyeti ve morali en önemlisidir. Kış şartlarında savaşan Fransız ordusu, eğer İskoç koyunlarından elde edilen türden üstün kaliteli yünden yapılmış üniformalara sahip olsaydı, soğuktan korunur, moralini yüksek tutar ve şüphesiz Waterloo’yu kazanırdı. Çünkü yün…”

Jüri üyeleri, artık daha fazla direnmenin anlamsız olduğunu fark ederek tezin kabulüne oy birliğiyle karar vermişlerdi. Yeter ki o öğrenci bir daha koyun yünü dışındaki herhangi bir konuda onlarla konuşmak zorunda kalmasın.


Mustafa Süs'ün kişisel blogu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın