EN ÇOK ACIYI BİZ ÇEKİYORUZ SUSARAK Uzun uzun konuştuk susarak Moda ya! susmak! Uyduk biz de! Karşılıklı anlattık derdimizi Derdimiz dağlardan Yükümüz dünyadan büyük… Ve tek derdi olan da bizleriz Öyle sanıyor Öyle inanıyoruz. Ateş yalnızca bizi yakıyor Kış yalnız bizi donduruyor ayazında! Paramız olsa da Evimiz meselâ Sıcak bir yuvamız… Fark etmiyor dehşet acılar yaşıyoruz Kendi icat ettiğimiz Orijinal sorunlarımızın Gelemiyoruz üstesinden. İşimize de gelmiyor hani! Sırtımızı yaslayıp kuş tüyü yastıklara Uzaklara dalıp gidiyoruz Ne hazin! Güldüğümüzü görenleri tahkir ediyor Dışı seni, içi beni yakar masalı anlatıyoruz İnanıyorlar da ha! İnanmış gibi yaptıklarına aldırmıyor Devam ediyoruz masala Meselâ çok yalnızız Kimse bizi anlamıyor, diyoruz Ah be cancağızım Kim kimi anlıyor ki diyoruz karşılıklı susarak Para saadet getirmez deyip Peşinden koşuyoruz, Dediğimizi ve koştuğumuzu kim nereden görecek ki? Yüzümüzde binbir maske Yalnızca biz biliyoruz gerisinde olan biteni Aşk ızdıraptır deyip, Aşk resmi geçidine selâm çakıyoruz Kalkıp ayağa! Sonra, susarak veriyoruz cevabı Bizi anlamak istemeyene! Kulaktan dolma aşklara dudak büküyor Tek kendimizi sürüyoruz piyasaya. Çok acı çekiyoruz çok! Bildiğiniz gibi değil! Şükür de ediyoruz ara ara Halimize! Milletin içinde! Bizden öncekilerin yaşadıkları başımıza gelmeden… Diye başlayan bir ayet geliyor aklımıza! Aklımız gitmeli oysa! Kılımız kıpırdanmaya alışık olsa Yer yerinden oynayacak Ama biz, oynarken bile Halay başı Dakka başı Saat başı acı çekiyoruz Acının ummanında Zevki sefa sürerek! M’S