Site icon Mustafa Süs'ün kişisel blogu

İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak (Diriliş Postası 11.05.2026)

İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak

Yıllardır söylenegelen bir iddia var: Muhafazakârlar kültür ve san’atta solcuların ve seküler kesimin önüne geçemedi.

Şimdi “kültür ve sanat” deyince neyi anlayacağımız sorusuna nasıl bir cevap vereceğiz, onu bir düşünmek lazım.

Muhafazakâr kesime hitap eden sanatçılar, yazarlar var.

Gayet bereketli işler yapılıyor.

Farklı ortamlara girdiğimizde muhafazakâr kesimin insanları, öğrencileri, öğretmenleri ve akademisyenlerinin seküler kesimden çok daha fazla okuduğu, ilimle iştigal ettiği görülüyor.

Konferans ve seminer gibi etkinliklerde de muhafazakâr kesimin epey nitelikli işler yaptığı bir gerçek.

Peki, hangi san’at faaliyetinde seküler kesim hâlâ iktidarda? Tiyatro, sinema ve konser…

Seküler kesimin icra ettiği şeyler san’at mı peki?

Müslümanların kutsallarına saldırmak, müstehcen ifadelerle seyircileri güldürmek, argodan ödün vermemek san’atsa, evet; bu dallarda iktidardalar. Konserleri de biliyorsunuz, anlatmamıza gerek yok.

Ama bu kesimin insanında müthiş bir birliktelik var. Gönül verdikleri sanatçılar ne icra ederlerse etsinler, içeriği pek umurlarında değil; koşarak gidiyorlar. Bilet parasına bile baktıkları yok; “açız” diye bağırsalar da aldanmayın, hepsinin hâli vakti yerinde. Aç olsalar, şehirlerin en zengin mahallelerinde oturmazlar.

Peki, bunlar kendi sanatçılarına bu kadar tutkunken; muhafazakârların kültür ve sanatta geri kaldığını söyleyen, hükümetin bu konuda sınıfta kaldığından söz eden, Kültür ve Turizm Bakanlığına her fırsatta eleştiriler yönelten, “Kültür Bakanlığı” adı altında yeni bir bakanlık kurulsun diyen muhafazakârlar ne yapıyor?

Ne yapacaklar… “Bir Adam Yaratmak” adında bir film çekiliyor. Filme müthiş bir bütçe ayrılıyor. Alanında nam salmış oyuncular oynuyor. Necip Fazıl Kısakürek gibi Yeni Türkiye’yi inşa edenleri yetiştiren bir münevverin yazdığı eser beyaz perdeye aktarılıyor… Ama salonlar bomboş!

Bu mudur? Evet, budur işte!

Her “iyi şeyi” başkasından bekleyen insanımızın iki yüzlü tutumudur bu.

Bundan sonra “Kültür ve sanatta muhafazakârlar iktidara bir türlü gelemedi” diye serzenişte bulunan olursa, o boş salonların fotoğraflarını onların yüzüne çarpın.

Kültür ve Turizm Bakanlığı bu filme destek olmuş. Engin Altan Düzyatan çok güzel bir oyunculuk sergilemiş. Murat Çeri filmi gayet güzel yönetmiş. Ama salonlar bomboş…

Bu tür faaliyetler sponsorluklarla, devlet desteğiyle bir yere kadar gider. Ahâli ilgi göstermezse devamı gelmez. Hem niye gelsin ki?

Sen “kültür ve sanatta sınıfta kaldık” diyeceksin ama dersine çalışmayacak, verilen ödevi yapmayacaksın.

Sana “film çek” diyen de yok; çekilmiş filme gideceksin bir zahmet…

Sinemanın bir nesli nasıl mahvettiğini Yeşilçam projelerinden bildiğin hâlde bu tür filmlere destek vermiyorsan vebal altındasın.

Buna rağmen Murat Çeri, inşallah Üstad’ın diğer önemli eserlerini de beyaz perdeye aktarır…

 

 

https://www.dirilispostasi.com/iki-yuzlu-muhafazakarlar-ve-bir-adam-yaratmak

 

Exit mobile version