Site icon Mustafa Süs'ün kişisel blogu

Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı? (Diriliş Postası 26.01.2026)

Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?

İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait kreşte yaşananları birçoğunuz duymamıştır. “Duymamıştır” diyorum; çünkü böyle bir skandalın duyulması için olayın ya muhafazakâr camiada yaşanması ya da muhafazakâr camiada da en az “iki yüzlü vicdansızlar” kadar bu tür olayları ayyuka çıkaracak bir kararlılık olması lazım.

İçinde zerre kadar vicdan barındıran herkes olayın içeriğini okusa aklını yitirir.

Dümdüz söyleyelim, “LGBT” falan demeden… Eşcinsellerin görev yaptığı iddia edilen bir kreşte çocuklara her türlü kötü muamele yapılıyor. Mağdur olan çocuklardan birinin annesi, “Ne kreşi, Epstein adası gibi!” diyor. Görüntüleri izleyen ve ses uzmanı olduğunu söyleyen baba; içeriden gelen seslerin sinkaflı olduğunu, çocuklara makyaj yapıldığını, büyük kıyafetler giydirildiğini ve çocukların çıplak halde sandalyelere oturtulduklarını anlatıyor. Üstelik o öğretmenlerin görevlerine hâlen devam ettiğini söylüyor.

Hele ki bu görevlilerin ortaklaşa iş yaptığı kimselere ait görüntüleri seyredince darmadağın oldum. Küvette çıplak halde, ağzında sigara olan çocuk animeleri ve benzerleri… Kafayı yememek elde değil.

Muhafazakâr camia midesinin derdine, seküler camia hırsız aklama peşine düşmüşken bu olayın gündeme bomba gibi düşmemesi gayet olağan. Bir de ne muhalif ne muhafazakâr gibi görünüp ortalarda dolaşan tipler var. Bunlar sosyal medyayı çok iyi kullanan ve genelde “aşırı derecede” vicdan sahibi olduklarını beyan eden insanlar; çoğu da kadınlardan oluşuyor. Herhangi bir yerde hayvanlara eziyet edildiğinde veya bir çocuk şiddete maruz kaldığında hemen olaya müdahil olurlar. Bu vicdanlı davranışlar başımızın tacıdır. Ancak nedense bunların vicdanı, “malum kesime” karşı hemen köreliyor.

Bu kreş skandalı, belki de gelmiş geçmiş en adi, en haysiyetsiz skandallardan biri. Bu skandala karşı vicdanınız harekete geçmeyecek de ne zaman geçecek? Üstü örtülmeye çalışılan bu vicdansızlığı görmezden gelip diğer olaylara abanmanız sizi kurtaracak mı?

Peki ya muhafazakâr kesim? “Algıyı onlar yönetiyor, biz sosyal medyada etkin değiliz,” falan diyorsunuz ya; algıyı elbette onlar yönetir. Peki, siz ne iş yaparsınız? Hanginiz kalem oynatıyorsunuz o malum kesime karşı? Çirkefliklerinden mi korkuyorsunuz, “çamura taş atmayayım üstüme sıçrar” mı diyorsunuz? Bakın, bu büyük bir vebaldir.

Buna “münferit bir olay” diyen çıkarsa, onun da ağzına “zibil küreğiyle” vurun. Ensar Vakfı yurdunda yaşanan olay da münferitti ama hâlâ gündemde tutmaya devam ediyorlar; kaldı ki o olayı o camiadan herkes lanetlemişti bunlar gibi üstünü örtmeye çalışmamıştı.

Ne yapın ne edin, bu olayı gündemde tutun ve gerekli cezalar verilene kadar da susmayın!

Tabî taraflı vicdansızlığınız ve sadece kendi çıkarınızı düşünme içgüdünüz buna fırsat verirse…

Exit mobile version