Site icon Mustafa Süs'ün kişisel blogu

Arı Kovanına Çomak Sokmayın (Hikâye)

Vespa_Mandarinia_Magnifica_-_Filippo_Turetta

ARI KOVANINA ÇOMAK
Hiç unutmam, akşamüzeri kendi halimde bahçede dolaşıp duruyordum. Elimde bir sopa, pardon çomak…
​Bizim bacayı yapan usta, bence çırak bile değildir. Duvarı deler, içine saç koyar; içini de dışını da kapatır normalde. Bizimkisi sacı yarım yarım yapmış, yarısı içeride yarısı dışarıda, arası boşluk. Sanki namazın şartı; altısı içeride, altısı dışarıda. Tabiat da boşluk kabul etmez, bilen bilir. Bilmeyen de öğrendi şimdi, keyfi gıcır.
​İçerisini kapattık, kapak aldık geldik, paraya kıydık; dışarısı her yerinden açık. Tabiat boşluk kabul etmez dedik ya… Arılar bu sözü duymuş, nereden duyduysa. Normalde atasözü, bu arısözü değil. Hem de eşek arısı. O bildiğiniz eşek arılarını unutun ve yeniden hatırlamaya çalışmayın.
Bacanın mühendislik harikası deliklerinden bazen eve giriyorlar…
​Bahçede dolaşırken elimde çomak, şu bacaya bir uzatayım da korkup kaçsınlar dedim. Hay demez olaydım.
Arı kovanına çomak sokulur mu? Başkası yapsa senelerce dalgasını geçerim. Evet, ben onu yaptım! Arılar oraya yuva yapmış ve ben o kovana çomak soktum. Kolumdan, sırtımın iki yerinden ve yanağımdan soktular beni. Kaçmasam belki şu an bu yazıyı şiş parmaklar ve şiş gözlerle yazıyor olabilirdim. Ya da tamamen mahrum da olabilirdiniz ilelebet benim yazılardan.
​Hemen buz masajı, antihistaminik hap içerek ilk tedaviyi yaptık. Biraz durdum, bekliyorum, kendimi kontrol ediyorum, sıkıntı yok gibi.
Ama ne olur ne olmaz, doktora görünelim dedim böğünün parasıynan. Yirmi 5 km yol, git git bitmiyor. Acile vardık, nedendir bilmem ama acilde sıra bekleyenler içinde zengin kılıklı kimse yoktu, hepsi fakir fukara. Biraz kafa yordum o sırt ağrısıyla, içinden çıkamadım.
Doktorlar da maşallahı var, öyle bir ilgilendiler ki sağ olsunlar. Yüzlerini bile göremeden tak bir serum, gönder gitsin kıvamında. E, fazla ilgi beklediğimden değil Allah var, bir an önce göndersinler, benim daha o bacada yapacaklarım var…

​Bir yandan da düşünüyorum… Son bir aydır boyun ve sırt ağrılarından kurtulamadığım için on güne bir ağrı iğnesi yaptırıyorum sırtımın, boynumun her yerine. Ondan verim alamayıp akupunktur iğnesi yaptırıyorum haftada bir. Onlardan ayrı kalınca arı efendi, gel bakayım sırtın selamete erdi ellâm dedi.
Kim bilir belki diyorum arının zehri tedavi edecek, gülüyorlar.
​Yani demem o ki… Arı kovanına çomak sokmayın. Konumuzla alakası yok da… Hele devletin kovanına hiç çomak sokmayın…
O değil de sırtım öyle bir yanıyor ki sanki sırtımın dilini eşek arısı soktu, hem de büyüğünden. Yoğurt, salça, diş macunu, çamur falan sür diyen olursa onların hepsini çocukken denedik.
​Bir tek çay kaldı içilecek, bir de hasret var çekilecek.
M’S

Exit mobile version