Site icon Mustafa Süs'ün kişisel blogu

İyilik isteyenlerle yol yürümek (Deneme)

mustafa süs1

İyilik isteyenlerle yol yürümek

“İnsanlar birtakım heveslerine ulaşmak için sizi bir basamak olarak görebilir ve sizde olmayan hasletlerle sizi över, bunlara aldanmayın.” demiştin ustam yıllar önce.

O zaman anlamış gibi yapıp şaşırmıştım ama etrafımızda öyle insanlar var ki “övülmeyi kendi duruşlarına methiye olarak algılıyor” anlaşılıyor ki pek de anlaşılan bir tespit değilmiş sizin yaptığınız.

Bu konuyu yeniden şerh eder misiniz yani açıklığa kavuşturur musunuz? deyince ustam sinirlendi sürekli kullandığı o meşhur deyimi kullandı:

”Lafın tamamı aptala anlatılır!”

Tabii uzun süre kendime gelemezdim önceleri bu tür suçlamaları karşısında…

Artık alıştım “birilerinin yüzümüze bir şeyleri keskin bir şekilde demesi gerekiyor nihayetinde” diyerek, sustum can kulağıyla dinlemeye başladım.

Guzum…

Mevkiine göre…

Kimi insan zengindir ama malına mal katmak veya yukarıdaki yöneticilere ulaşmak için seni basamak olarak kullanabilir.

Kimisi bir kazanç elde etme derdiyle sende bir ışık görür o ışığın etrafında dönerek orada işine gelenleri avlamaya, onlara ulaşmaya çalışır.

Kimisi yapıp ettikleri, kalitesiz sivrilikleri ile itibar erozyonuna uğramıştır seni ağaç olarak görüp kaygan toprağına dikmeye çalışır.

Kimisi, herhangi bir vasfı olmadığından kendisini topluma kabul ettirememiştir senin yanında itibar devşirmeye çalışır.

Kimisi ”görülmek” ister, seninle aynı karede bulunmak için uğrar sana.

Bunların karakteristik özelliği şudur:

Senden bir iş çıkmayacağını anlayan seni hemen terk eder.

İşini bir sürece yayanlar yanında durmaya devam eder.

Senin daha ağzından laf çıkmadan bu lafı kutsal bir dogma bile kabul eden olur.

İyi de, bu kaliteli insanların yanına hiç iyi insan uğramaz mı? Deyince ustam sakince…

Uğramaz olur mu, asıl o konuya gelecektim ama hemen atladın şu sabırsız hallerin beni öldürecek, dedi.

Kimileri de seni bir söğüt ağacı gibi görür, dağın güvenli koyağı gibi görür; gelir dinlenir sende, sıkılmıştır dünyadan ve dünyaya tamah edenlerden. Asıl onlarla yol yürümek lâzımdır.

Seni kullanarak sesini sağa sola duyurmak isteyenlerle değil.

Ustam bir yanlış anlaşılmanın önüne geçmek zorundayım, bilirsin insanların yanlış anlama potansiyeli yüksek…

Burada hep “sen” diye konuştun o sen dediğin kişiye açıklık getirirsen iyi olur.

Ustam güldü.

Sen deyince inceden inceye sahiden kendini algıladıysan vay hâline!

Seni kim ne etsin Allah’ını seversen, deyip ekledi…

İnsanlardaki yanlış anlaşılma hiç bitmeyecek guzum.

Bin dereden su getirsen de bu böyle devam edecek.

Kaldı ki insanların bir kısmı;

“Bu adam bana mı bir şey demeye çalıştı, ben mesajı alarak yanlışlarıma çekidüzen vereyim, diyerek kendisini sorgulamaya başlar ve kötü hasletlerini gidermeye çalışır. Böyle insanlara can kurban.

Kimisi de; senden uzaklaşmaya başlar o zaman durum çok fena!

Çünkü o kendini mükemmel zanneden bir zavallıdır ve senin ondaki kötü hasletleri bildiğini anlayıp uzak durur senden.

Bir de; kendisine hiç bakmayıp “acaba kime laf etti bu adam?” diye kendisini lâyüs’el yani eleştiriden muaf zannedenler vardır. Bunlar elleri cebinde havaya bakarak ıslık çalan türlerdir.

Kısaca guzum…

Sen sen ol kimseyi küçük görme.

Yaz, çiz, oku, gözlem yap, analiz yap ne yaparsan yap ama önce kendine sonra başkalarına çekidüzen vermeye çalış.

Bizler, iyiliği emretmekle kötülüğü nehyetmekle vazifeliyiz.

Kendi yaptıklarımızı, hata ve yanlışlarımızı görmezden gelip başkalarına nasîhatte bulunmak yasaktır bizim inancımızda.

”Kötülüğü azaltmak mümkün değilse bile iyiliği çoğaltmak mümkündür.”

İyi insanlarla yolda yürüyüp iyilik isteyenleri de yanımıza almak zorundayız, kendisi için çıkar peşinde koşanları değil…

M’S

 

Exit mobile version