M'S

ÇAYA ANLAM YÜKLEYEN ÇOCUK(Öykü)

Eylül 03
20:49 2017

ÇAYA ANLAM YÜKLEYEN ÇOCUK! (Öykü)
Bir buçuğuna girmemiş henüz çocuk.
”Tüm papatyaları ezme pahasına tek bir gülü koparmaya giden” güya aklıbaşında densiz gibi,
Çocuk aklıyla tüm bardakları devirip koşar çay dolu bardağa. Gözlerinin içi güler koşarken.
Çocuk bu, ne bilsin çayı, çaydan ne anlasın? diyemezsin.
Çaydan anlamayanlar anlayamaz bir buçuğundaki çocuğun çaya olan sevgisini.
Yanında çay nasıl içiliyorsa artık.
Hatta taklit yeteneği bile gelişmiştir.
Baba nasıl çay içiyor diye sorulduğunda, bardağı tepeye dikiyor gibi, derin bir soluk alıp ohh diyecek kadar meftundur çaya.
Çay getir, çay yap diyecek kadar büyük değil henüz.
Hoş büyüse de, kalkar kendi çayını kendisi yapar eminim. Ne görürse o! büyüklerinden!
”Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!” diyen bir üstadın adını alsa da, millet, var mı çay içen? diyecektir o da!
İkram eden, isteyenden üstündür düsturuyla!
Hiçbir şeye koşmaz çaya koştuğu kadar.
Çaydan anlayanları bile hayrete düşürecek kadar!
İlk öğrendiği kelimelerden birinin çay olması asla tesadüf değildir, zaten tesadüfe tesadüf de edilmemiştir.
Elinden tutup babasının çarşıya gitmesine kimse bi’şey demez ama babası çay içerken aynı bardaktan otlanmaya çalışması ayrı bir güzelliktir.
Bir başka güzellik de,
Bardağı bitirip içinde kalan son yudumu görür görmez, uzaklaştığı yerden koşarak gelip, babasının elinden bardağı alıp tepeye dikmesi!
Hangi yüz gülmez ki bu duruma? Kilisesini sel alan papaz bile güler görse…
Ne televizyon bilir, ne telefon. Oynasın, oyalansın diye versen atar, fırlatır, kırar.
Balkondaki çiçeği bile severken, dalını kırarak sever.
Sevgi anlayışında bile soya çekim vardır mutlaka.
Ne güzeldir, çocuğun da büyüğün de çay ile kandırılacak kadar naif olması.
Özentiden, şaşalı yaşamdan, şımarıklıktan, ne oldum delisi olmaktan uzak, sadece çaya yakın bir yaşam.
Hele bir de,
”Ömrünü bir gayeye vakfeylen insan
Göğsündeki imanına mazi bile hayran!”
dedirtirse ahan da olmuş bil bu işi.
M’S

PAYLAŞ

Yorum

Gazeteler

Şaşkın Kelimeler