Köşe yazılarım, Şiirlerim, Resimlerim, Karikatür ve Diğer Mizah Ögeleri... Demli bir Idocs Guide to HTML tadında...

İlnur Çevik:PKK-Ergenekon kardeş gibidir

              Demirel ve Erbakan'a danışmanlık yapan İlnur Çevik, "PKK ile Ergenekon ittifa...

Memur için karara bağlanan 10 madde

Toplu sözleşme masasında, Eğitim-Bir-Sen'in 10 teklifi karara bağlandı...   Memur sendikalar...

İLKSAN'DA Zorunlu Üyeliğe Son

İLKSAN’a (İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Sandığı) zorunlu üyelik kalkacak. 280...

Necip Fazıl'ın Menderes'e yazdığı ağıt

Mustafa Yürekli, Necip Fazıl’ın penceresinden yirminci yüzyıla, 1930 -1980 arası yarım asırlık dön...

Memurların Hayatı Değişebilir !

Yaklaşık 2 milyon memur ve 1.8 milyon memur emeklisinin merakla izlediği toplu sözleşme görüşmeler...

OKULA BAŞLAMA YAŞI BELLİ OLDU

Eğitim kanunu ile bazı kanunlarda yapılan değişiklik ile zorunlu eğitimin süresi 12 yıla çıkarılmı...

YAZILARIM ARTIK www.kamudanhaber.com da

Türkiye'nin en çok okunan ve tıklanan memur haber portalından yazılarımı takip edebilir, yorumlar ya...

Öğretmene döner bıçaklı saldırı

İstanbul Zeytinburnu'nda ilköğretim okulu öğretmeni Mehmet Arslan, bir öğrencisinin yakınları tarafı...

Mehmet Ali Birand'a telefon parçalatan komutan kim?

Erol Özkasnak'ın bana telefon kırdırttığı gün... Kesin gününü tam hatırlayamıyorum, ancak henüz...

Dünyanın en etkili 100 ismi arasındaki 2 Türk

Time dergisinin en etkili 100 isminden oluşan Time 100 listesinin, bu yıl dokuzuncusu ilan edild...

  • İlnur Çevik:PKK-Ergenekon kardeş gibidir

    Pazar, 20 Mayıs 2012 16:15
    Publish In: Havadis
  • Memur için karara bağlanan 10 madde

    Cuma, 18 Mayıs 2012 16:27
    Publish In: Havadis
  • İLKSAN'DA Zorunlu Üyeliğe Son

    Çarşamba, 16 Mayıs 2012 10:48
    Publish In: Havadis
  • Necip Fazıl'ın Menderes'e yazdığı ağıt

    Çarşamba, 16 Mayıs 2012 10:40
    Publish In: Havadis
  • Memurların Hayatı Değişebilir !

    Perşembe, 10 Mayıs 2012 00:48
    Publish In: Havadis
  • OKULA BAŞLAMA YAŞI BELLİ OLDU

    Perşembe, 10 Mayıs 2012 00:40
    Publish In: Havadis
  • YAZILARIM ARTIK www.kamudanhaber.com da

    Salı, 08 Mayıs 2012 23:08
    Publish In: Havadis
  • Öğretmene döner bıçaklı saldırı

    Çarşamba, 02 Mayıs 2012 10:02
    Publish In: Havadis
  • Mehmet Ali Birand'a telefon parçalatan komutan kim?

    Perşembe, 26 Nisan 2012 13:25
    Publish In: Havadis
  • Dünyanın en etkili 100 ismi arasındaki 2 Türk

    Çarşamba, 18 Nisan 2012 23:11
    Publish In: Havadis
Sezen ve Diğerleri
You need Flash player 6+ and JavaScript enabled to view this video.

Playlist: 0 | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17
Bu Sayfayı Facebook'ta Paylaş

postheadericon ÖĞRETMENLER YETERSİZ! MAALESEF

(7 votes, average 2.71 out of 5)
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 7
ZayıfEn iyi 
Genel - Köşeli Yazılarım

ÖĞRETMENLER YETERSİZ! MAALESEF

Ülkemizin en önemli sorunun eğitim sorunu olduğunu defalarca dile getirdik. Getirmeye de devam edeceğiz.

Zira bir çiviyi çakmak için çekici bir kere vurmak yetmiyor.

Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin her yıl giderek artması ve eğitimde teknolojinin geliştirilmesi, tablet PC’ler, akıllı tahtalar, FATİH projesi kapsamında yapılacak olan yenilikler eğitim sorununu çözmeye yetmeyecek gibi görünüyor.

Zaten çocuklarımız iletişim çağına büyüklerden önce girdi. Ve hemen hemen her çocuk bilgisayar kullanmasını biliyor.

Sorun var çok ciddi sorunlar var. Bu sorunların en başında ise; bakanlığımızın-maalesef-o kadar para harcıyoruz, her şeyi baştan aşağı yeniliyoruz, teknolojiyi son haddine kadar kullandırtmayı amaçlıyoruz, her okulda bedava internet var, ders kitapları ücretsiz dağıtılıyor, öğretmenlerimizin maaşlarında son 10 yılda gözle görülür iyileştirmeler yapıldı, daha ne yapalım? Mantığı var.

Tamam, hakkını yemeyelim, bunlar gerçekten çok doğru ve desteklenmesi gereken işler. Haklıya hakkını teslim etmek insanlık görevidir.

Lakin, ama, fakat… Yetmiyor! Bu denilenleri yapmak yetmiyor. Yetmediğini gördük. Hem de işin mutfağında gördük.

Bakanlık yaptığı yenilikleri kurumsallaştıramadı. Kimsenin de yenilikler falan pek umurunda değil. Herkes “anam-babam” yöntemle ders işliyor.

Sınıflarımızı süsleyen teknolojik araçlar görselliği artırıyor fakat çocukların “yaparak, yaşayarak öğrenme” ki, öğrenmede en etkili yöntem olduğuna inandığımız bu yöntemi saf dışı bırakıyor.

‘Görmekle öğrenilseydi kediler kasap olurdu’ gibi bir mantığı dillendirecek değilim.

Görmek de tabii ki önemli ama tek başına yetmiyor.

Hiçbir sorun çözümsüz değilse, bu sorunun da bir çözümü mutlaka vardır. Kocaman adamlar kafa yoruyorlar, bakanlık hummalı bir şekilde çalışıyor, görüyoruz, biliyoruz.

Bir netice alınıyor mu? Maalesef hayır!

Eğitimin sorunları öğretmensiz çözülemez, öğretmeni dışlayarak çözülemez bunun bakanlık yetkilileri bilincinde olmalı. Ve bu yolda ciddi çabalar sarf etmeli.

Hayır, öğretmen maaşlarından söz etmeyeceğim, öğretmenlerimiz başımızın tacıdır gibi hiçbir işe yaramayan beylik cümlelerden de söz etmeyeceğim.

Her şeyden önce ve en önemlisi eğitimin özelleştirilmesini bir kez daha satır aralarında dillendireceğim. Özelleşmeyen eğitim hantal kalmaya devam edecektir. Buna kısa vadede geçilmesi çok zor farkındayım ama uzun vadede bu yolda ısrar etmek zorundayız.

İkincisi ve şu anda gerçekleştirileceğine inandığım çözüm: Öğretmenlerimizi ve okul yöneticilerini ciddi bir hizmet içi eğitime tabii tutmak.

Kimse bana, sen ne diyorsun? Ne yani, öğretmenler yetersiz mi? Gibi sorular sormasın. Evet! Maalesef yetersiz öğretmenlerimiz ve okul yöneticileri. (Münferit örneklerle, hayır hiç de bile, ben çok da iyi yapıyorum, gibi örneklerle yazı eleştirilebilir, sen öğretmen görmemişsin gibi laflar edilebilir, edilsin, resmin tamamını görmek lazım)

Klasik öğretim yönteminden öğretmenleri uzaklaştıracak, yeniliğe açık ve kendisini geliştirecek yöntemleri benimseyecek, sınıfta etken değil, yol gösterici olacak ve sürekli okumaya, öğrencilerini okutmaya sevk edici bir öğretmen… Ve en önemlisi, “Çocukların ruhuna dokunabilecek bir öğretmen!”

Çok zor değil bunları yapmak.

Eğitime ayrılan bütçeyi biraz daha artırıp, hiçbir işe yaramayan projelere harcanan milyonlarca parayı, öğretmenleri geliştirmek için kullansak, ve doktor kongrelerine benzer, otellerde hizmet içi seminerler düzenlesek, öğretmenlerimize o yerlerde, dalında uzman kişilerce eğitim versek, hiçbir masraftan kaçınmadan…

Sıkıcı, bunaltıcı, hiçbir işe yaramayan müfettiş toplantılarından, kurum içi öğretmenler toplantılarından, ben şunu, ‘bunu yaptım siz de yapın’ tadındaki zümre toplantılarından öğretmenleri kurtarmak gerekir.

Çok şey mi istiyorum?

Ben istemiyorum, ben memleketin çocukları sağlıklı yetişsin istiyorum.

Devletin en önemli bütçesi de eğitime ayrıldı madem.

Gelin somut işlerle düzeltelim bu işi.

 

 

 

Yorumlar

avatar sema
0
 
 
Tüm söylediklerinize katılıyorum.Çok önemli bir noktaya değindiniz.Yaparak yaşayarak öğrenilmeyen hiç bir bilgi kalıcı olamıyor.Bu da eğitimcilerimiz tarafından yeterince uygulanamıyor veya daha kolay olan geleneksel yönteme devam ediliyor.Konunun öneminin önce eğitimcilerimizin kavraması gerektiği kanaatindeyim...
Salı 14 Şubat 2012, 23:14
Gönderiyi Cevapla
İsim *
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar ali yüncü
0
 
 
Tüm söylenenlere katılmak düşünememenin işaretidir. Yazarın bazı görüşlerine katılmakla birlikte öğretmenleri tahkir edici bir üslup kullanması kabul edilemez. Üslubul beyan aynıyla insandır.
İsim *
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar faruk
0
 
 
güzel söylüyorsun ve yazıyorsun da güzel kardeşim eksik söylüyorsun. Sınıflarda ne ararsan var diyorsunda be 12 yıllık öğretmenim ve bugüne kadar çalıştığım hiç bir okulda öğrencilerin yaparak yaşayarak öğrenekleri hiçbir araç ve gereç görmedim(projeksiyon hariç). Şuan çalıştığım okulda da dahil. Peki nereye gidiyor meb paraları. Doğru ödenek bol ama binanın zeminine değil yukarı katlarına ve çatısına. yani liseler ve üniversitelere. Binanın temeli çürük üstüne kat çıkabilene aşkolsun. Yanlışlık burada ve bunuda doğru dürüst hiçbir akıllı maalesef dile getirmiyor. Bu sorunu çözelim bırakın öğretmen yetersiz kendini yenilemiyor laflarını. Eldeki malzeme bu oluncada pastanın tadı yavan oluyor ne dersiniz. Özelliştirmeyede varım. Önce idarecilerden başlıyalı önce onları bir özelleştirelim bakalım oluyor mu. İdarecileri özelleştirisek belki işlerine daha ciddi asılırlar. Güzel olmuş ama eksik. Bende birşeyler ekleyeyim dedim.
İsim *
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar Mehmet
0
 
 
Her şey iyi güzelde.Eğitim öğretimde ailenin rolü %50 neden bütün suç öğretmenin.Neden herkes üzerine düşen sorumluluğu almalıdır gibi bir yazı yazmaz da kimse, herkes sorumluluğu birilerine yıkmak ister.2012 yılında sobalı, kütüphanesi, labaratuarı, teknoloji sınıfı olmayan bir okulun yazdıklarınızı üstüne alınmayan bir öğretmeni.
Salı 21 Şubat 2012, 00:43
Gönderiyi Cevapla
İsim *
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
Göster/Gizle (Yorum Yazma)
 
Haber Akışı
Paylaşmak Güzeldir
Okumak Güzeldir