M'S

Sen Nasıl Dayandın Usta? "Öykü" (Yazan: Muhammed Burkucu)

Nisan 07
23:57 2013
Sen Nasıl Dayandın Usta? “Öykü”

Doğrusu gitmiyor, dedi. Nasıl gidiyor? diye soran hocasına.Oysa her defasında iyi, derdi. Yalan söylerdi yani, alışıla gelmişliğin
dışında söylerdi bunu, “insan, sevdiği kişilere yalan söyler” sözünden yola çıkarak.Zaten bu söz de hocmuhasına aitti ve ona karşı kullanmaktan rahatsız olmazdı. 

Çünkü, hocası yanlış bir şey söylemezdi, ona göre.
Ve doğru olduğu için ona ve diğer sevdiklerine karşı kullanırdı.Ama bu sefer durum farklıydı, doğruyu söyledi.
Bunu neden yaptığını, kendi de bilmiyordu, belki hocasının yardımına ihtiyacı vardı.
Hep olmuştu da, bu zamana kadar.Hocası gözlerinin içine bakıp, söylediğinin devamını getirmesini beklerken.

Öyle işte! demekle yetindi, bu bekleyişe.

Sen, sanki farkında değil misin? farkımda değil misin? diyecekti, demedi.

Aslında hocası farkındaydı herşeyin, öğrencisinin nasıl olduğunun farkındaydı,
ne derse desin biliyordu, neyin ne olduğunu.
Öğrenci bu defa, kendi ağzıyla söyleyince, hüzünlense de, farkettirmedi hoca.
Yani farkettirmediğini düşünüyordu.
Fakat öğrencisinin, bunu farketmesi zor olmadı. Bu yüzden söylememişti, zaten bu zamana kadar.

Hoca, ustalığın verdiği sorumluluğu sonuna kadar alarak üstüne:

Bak! dedi, ben sana balık tutmayı öğretmedim. Ben sana denizi anlattım.

Denizde ki, fırtınalardan, hırçın dalgalardan bahsettim.

Ben sana gemiyi nasıl kullanacağını değil, gemiyi nasıl kullanacağını,

kendin öğrenmen gerektiğini, öğrettim.

Yanılıyor muyum yoksa? deyince, söylediklerinin ardından.

Masada ki kalemle oynayan öğrencisi, tereddütsüz:

Hayır! dedi, söylediklerinin hepsi doğru.

Ama ben yoruldum, biliyorum henüz çok erken diyeceksin.

Başındasın daha yolun, daha önünde neler var seni bekleyen…

Hoca öğrencisinin devam etmesini beklemeden:

Evet öyle diyeceğim, tamam biraz erken geçtin dümene kabul ediyorum,
ama ne olursa olsun, bu senin erken pes etmeni gerektirmiyor.
Fırtınanın şiddeti her ne kadar fazla da olsa.

Ve gemini sakın terketme! zira, bir kaptan gemisini kattiyen terketmez,
gemiyle birlikte yok olacağını bilse bile.

Gerekirse denizi terket, başka denizlere aç yelkenini.

Fakat kendinden ve geminden vazgeçme, hayatından yani.

Bu fırtınalar dinecek elbet, baktın dinecek gibi değil. dediğim gibi
denizden vazgeç o zaman kendinden değil.

Öğrenci, hocasının bütün söylediklerine hak verdi ve sormadan edemedi:

Sen usta, sen nasıl dayandın bunca zaman?

Kimbilir kaç farklı deniz gördün, kaç çeşit fırtınaya gerdin göğsünü?

Sahi, sen nasıl dayandın usta?

Muhammed Burkucu

PAYLAŞ

Yorum

Gazeteler

Şaşkın Kelimeler